• Değerli fotoğraf severler 2022 yılı sizlere daha fazla umut, daha fazla sevinç, daha fazla mutluluk getirsin. Yaşamınızda güzel yıllar, mutlu yarınlar, gerçek dostluklar hep sizlerle olsun. Yeni yılın size ve tüm sevdiklerinize sağlık, mutluluk, neşe, başarı, bolca para, sevgi ve huzur getirmesini dileğiyle. Işığınız bol olsun... Birkarefotoğraf Ekibi.

Dijital Fotoğrafçılık mı Analog Fotoğrafçılık mı ?

birkarefotograf

Administrator
Yönetici
6fmn.png

Gelişen teknolojiyle birlikte fotoğraf sanatında hakim olan dijital makine kullanımındaki artış devam ederken, filmli makine satışları da sürüyor. Özellikle gençler, dijital makinelerinin yanına ekstra aldıkları analog makinelerle filmli çekime devam ediyor. Ancak, film alırken özellikle son kullanma tarihi geçmiş, bayat filmlerin tercih edilmesi dikkati çekiyor.

Akademik eğitimini mühendislik üzerine alan, ancak üçüncü kuşağını temsil ettiği ailesinin mesleği fotoğrafçılığı Eminönü'deki dükkanında sürdüren Rıfat Tunç, dia ve normal renkli filmlerin banyo işlemlerinin farklı olduğunu söyleyerek, “Çocukluğumda işi öğrenirken dia'yı E-6'da normal filmi ise C-41 ile yıkayacağımı öğrendim. Eğer banyoları karıştırsam çok fırça yerdik ve müşteriye büyük ayıp etmiş olurduk” dedi.

Son dönemde özellikle gençlerin fotoğraf tekniği üzerinde farklı arayışlarda bulunduğunu söyleyen Tunç, şunları kaydetti:

“Eskiden yırtık bir kot giymek anormal karşılanırdı. Şimdi çok ünlü kişilerde bile böyle kotlar görebiliyoruz. Bunun gibi bir moda da fotoğrafta oluştu. Özellikle gençler, dükkanımıza gelerek bayat filmler alıyor. Bayat filmlerin renklerinde emisyondaki değişimlerden kaynaklı farklı renkler ortaya çıkar. Gençler bu farklı renkleri elde ederek farklı fotoğraflar oluşturuyor. Bunun yanında bizim bir zamanlar hata dediğimiz banyo tekniklerini özellikle ters yaparak deneysel sonuçlar elde ediyorlar. Son birkaç yılda ilginç bir şekilde filmli makineye dönüş var. Asıl ilginç olan ise müşterilerin bayat filmleri tercih etmeleri.”

‘BAYAT FİLM TALEPLERİYLE KARŞILAŞIYORUZ’
Rıfat Tunç, geçmişteki esnaf kültüründe bayat ürün satmanın müşteriye hakaret anlamına geldiğini vurgulayarak, “Raflarımızda tarihi geçmiş film bulmak imkansızdı. Son kullanma tarihi yaklaşan filmleri bile vermeye çekinirdik. Ancak şimdi sık sık müşterilerimizin bayat film talepleriyle karşılaşıyoruz” dedi.

Üretici firmaların film imalatlarını azaltmaları ve bazı modelleri piyasadan kaldırmaları nedeniyle film talebinin karşılanmasında zorlanıldığını da kaydeden Tunç, şöyle konuştu:

ANADOLU’DAN RAFTA KALAN FİLMLERİ TOPLUYORLAR
“Elimizde her tür film mevcut. Ancak müşterinin bayat film talebi biraz şansa kalmış. Anadolu'ya mal satmaya giden bir arkadaşımız dükkanların raflarında satılmayan, ellerinde kalmış, unutulmuş bayat filmleri bizim için topluyor. Elimize gelen bayat filmleri müşterilerimiz bazen birçok makarayı birden alıyor. Çünkü her zaman bulmak zor. Yine de bu talebi karşılamaya çalışıyoruz. Bu filmlerin kimyasında oluşan değişiklikler fotoğrafa lila, eflatun ve bordoya çalan bir renk veriyor. Bu sonuç insanların hoşuna gidiyor. Dijital teknoloji ile bu etkiyi sağlayan efektler verilebiliyor. Acaba film üreticileri bayat film etkisini veren bir film üretemez mi? Bu yapılabilir. Ancak geniş pazar ağının bulunmaması ve modaların çok hızlı değişmesi üreticilerin bu fikre sıcak bakmasını engelliyor olabilir.”

‘DİJİTAL GEÇMİŞİN BÜYÜSÜNÜ BOZDU’
Geçmişte fotoğrafçılar için her karenin ayrı bir değer taşıdığını vurgulayan Tunç, “Dijital, geçmişin büyüsünü bozdu. Herkes resim yapabilir. Ben de yapıyorum. Ancak herkes Osman Hamdi Bey olamaz. Fotoğraf sanatı da böyle. Herkes iyi bir makineye sahip olabilir. Ancak bu onun en iyi fotoğrafçı olacağı anlamına gelmez. Herkes fotoğraf çekmeyi bildiğini söyler ancak bu iş o kadar kolay değil. Bu yeni modaların da fotoğraf için düşünüldüğünün göstergesi olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

AA

Peki arkadaşlar sizce hangisi ?
 

hllywz

New member
bi işte emek olmayınca değeri kalmıyor hocam... fotoğraf içinde iş böyle, herşey otomatik herşey kolay artık teknoloji sayesinde. teknoloji kötü demiyorum ama fotoğrafçılığı kötü etkiliyor, kaliteyi düşürüyor bence. çok iyi iş çıkaran fotoğrafçılar var; fakat bundan çok daha fazla sayıda fotoğrafçıyım diyen ama o tutkudan bihaber kişilerde var. analog fotoğrafta baskı maliyeti olmasa analog tercih ederdim şahsen...
 

rocker_tr

Super Moderator
Bir arkadaşım var. Bende D90'ı görünce o da fotoğraf çekmeyi sevdiğini söyledi. Daha sonra elinde eski babasından kalma bir fotoğraf makinesi olduğunu söyledi.

Yashica_35-ME.jpg


Tam hatırlayamıyorum ama yukardaki gibi sabit lensli diyafram enstantane hızını ayarlanabilecek analog bir makineydi. Benim hoşuma gitti. Böyle bir şey ile çektiğin fotoğrafları merak ederken onun için bu makinenin hiç işe yaramadığını antika olarak satıp yerine dslr almak istediğini söylüyordu. Benim makineye bakıyordu. Bu makine ile de güzel şeylerin çekilebileceğini bunu satmamasını ve kullanmasını söyledim. Benim makine ile enstane, diyaframı öğreteyim sana dedim. Ne gerek varki onlara otomatik mod yokmu dedi. Ondan sonra lafı başka yöne çekip hiç fotoğraf konusunu açmadım.

Bir kaç farklı makine alıp değişik fikirlerimi ortaya koymak istiyorum. Bakalım ne zaman olacak. ^^
 
Son düzenleme:

birkarefotograf

Administrator
Yönetici
sizi gayet iyi anladım hocam. damdan düşenin halinden damdan düşen anlarmış benimkide o misal :))

benide türk portreciler grubundan attılar facebook hesabında.

nedeni çok berbat bir fotoğraf vardı. net değildi. kadraj bozuk ve yamuktu ışık kötüydü. ancak hatun süperdi :)

bende aynen böyle yazdım hatun süper ama fotoğraf berbat ötesi yazdım tabi uygun bir dille.

sen ne anlarsın fotoğraftan diye gruptan attılar beni :)

nacizane türkiyede insanları bilinçlendirmeye çalışıyorum. gerek forumda gerek sitede olsun gayem bu.

kendi şehrimde ise ücretsiz fotoğrafçılık eğitimleri düzenliyorum ki. fotoğraf sanatına gerçekten değer veren insanlar yetişsin diye.

ne bilim tek başına 2 yıldır çabalıyorum. bakalım bugün olmassa belki yarın başarılı oluruz. hımm bilinmez ?
 
Üst