• Değerli fotoğraf severler 2022 yılı sizlere daha fazla umut, daha fazla sevinç, daha fazla mutluluk getirsin. Yaşamınızda güzel yıllar, mutlu yarınlar, gerçek dostluklar hep sizlerle olsun. Yeni yılın size ve tüm sevdiklerinize sağlık, mutluluk, neşe, başarı, bolca para, sevgi ve huzur getirmesini dileğiyle. Işığınız bol olsun... Birkarefotoğraf Ekibi.

Otomatik netleme (AF-Auto Focus) nedir nasıl çalışır?

birkarefotograf

Administrator
Yönetici


Günümüzde fotoğraf makinelerinin hemen hepsinde bulunan otofokus ( Autofocus ) özelliği kullanıcılara önemli miktarda zaman kazandırmaktadır. Zaman kazandırmakla kalmamakta, bu özellik pek çok açıdan çekilen fotoğrafın kalitesinin de daha yüksek olmasını sağlamaktadır.

Bu yazıda sizlerle autofocus özelliğinin özellikleri, bu özelliği sağlamak için kullanılan teknikler üzerine bilgiler paylaşacağız ve sizin makinenizin hangi teknikle autofocus yaptığını keşfetmenizi sağlamaya çalışacağız. Aynı zamanda bu yazıda yer alan bilgiler sayesinde autofocus özelliğine sahip makinenizle çektiğiniz fotoğrafların bulanık olmamasını nasıl sağlayacağınızı da paylaşacağız.

AUTOFOCUS NEDİR? ( AKTİF OTOMATİK ODAKLAMA )?

Autofocus (AF) özelliğine zaman zaman power focus denildiğini de görmekeyiz. Autofocus temel olarak bilgisayar kontrollü minyatür motorlar yardımıyla lensleri sizin yerinize kontrol eden ve odaklanmayı sağlayan bir özelliktir. Bunun için minyatür motorlar fotoğrafı çekilecek nesnenin film üzerinde mümkün olan en keskin görüntüsü oluşana kadar lensleri ileri-geri hareket ettirir. Fotoğrafı çekilen nesnenin kameradan uzaklığına bağlı olarak en temiz fotoğrafı oluşturmak için lens ile film arasında belli bir mesafe olması gerekir.

Modern fotoğraf makinelerinde autofocus fotoğraf çekmeyi birlikte çalışarak olabildiğince kolaylaştıran pek çok otomatik özellikten biridir. Bu otomatik özellikleri otomatik film sarma, otomatik flash ve otomatik pozlama olarak sıralayabiliriz.

Aktif ve pasif olmak üzere iki tür autofocus sistemi bulunmaktadır. Bazı fotoğraf makineleri hem aktif hem de pasif autofocus özelliğinin bir kombinasyonuna sahip olabilir. Düşük fiyatlı fotoğraf makineleri genellikle aktif sisteme sahiptir. Daha yüksek fiyata sahip SLR ( single lens reflex ) makineler değiştirilebilir lensler kullanırlar ve genellikle pasif sisteme sahiptirler.

AKTİF AUTOFOCUS NEDİR?



1986 yılında Polaroid firması denizaltıların su altında yaptığı gibi, nesnelerin yansıttığı ses dalgalarını yakalayan bir sesli navigasyon sistemi ( SONAR ) kullandı. Polaroid kameralar ultra yüksek frekanslı ses yayarak nesnelerden gelen ekoyu dinliyordu ( radarlar gibi ). Polaroid Spectra ve sonra SX-70 modelleri cisimden geri yansıyan sesi algılayana kadar geçen süreyi hesaplıyor ve lensin pozisyonunu elde ettiği sonuca göre belirliyordu. Ancak sesin yayılma hızını bu şekilde kullanmanın kendi sınırları bulunmaktaydı. Örneğin eğer camları kapalı olan bir tur otobüsünden dışarıdaki bir binanın fotoğrafını çekmeye kalkarsanız ses dalgaları bina tarafından değil de cam tarafından yansıtılır ve bu da lensin hatalı konumlanmasına ve fotoğrafın net olmamasına yol açar. Polaroid firmasının bu sistemi klasik bir aktif sistemdir. Aktif bir sistem olarak kabul edilir çünkü makine burada mesafe hesaplaması için ses dalgaları yaymaktadır.



Günümüz makineleri mesafe hesaplaması için ses dalgaları yerine kılıötesi ( infrared ) ışık yayarlar ve bu yöntem 6m ve daha yakındaki cisimler için mükemmel bir iş çıkarır. Infrared sistemler mesafeyi tespit etmek için çeşitli yöntemler kullanır. Bu yöntemler;

-Triangulation ( nirengi )

-Nesneler tarafında yansıtılan kızılötesi ışık miktarı

-Zaman

Yayılan kızılötesi ışık nesnelere çarptıktan sonra geri yansır. Mesafe ölçümünde kullanılan bir yöntemde geri yansıyan infrared ışın yoğunluğu ölçülmektedir. Infrared sistem aktif bir sistemdir çünkü autofocus sistemi sürekli kızılötesi ışınlar yaymakta ve lenslerin konumunu elde ettiği bilgiler doğrultusunda belirlemektedir.

Polaroid’in ses dalgaları yayan sistemi gibi, kızılötesi ışın yayan bir autofocus sistemini hayal etmek hiç de zor değildir. Nesneler gözle görünmeyen kızılötesi ışığı geri yansıtır ve bu ışınlar kameraya geri ulaşır. Kameranın mikroişlemcisi ışığın yayılması ve geri dönüşü arasında geçen zamanı hesaplayarak aradaki mesafeyi bulabilir. Üstelik ışık sesten çok daha yüksek bir hıza sahip olduğundan bu sistem daha hassastır. Ancak bu autofocus sistemi ile de problemler yaşanabilmektedir. Örnek verecek olursak;

-Harici kızılötesi ışın kaynakları ( doğumgünü pastasındaki mumlar gibi ) makineyi yanıltabilir.

-Siyah renkli yüzeyler kızılötesi ışınları geri yansıtmayıp absorbe edebilir.

-kızılötesi ışınlar asıl fotoğraflanmak istenen nesnenin önünde yer alan bir başka cismin üzerinden geri yansıyabilir

Aktif odaklama sistemleri geceleri flash kullanıldığında çok iyi sonuç verebilmektedir.

Infrared sisteme sahip makinelerde genellikle vizöre yakın bir yerde yan yana infrared yayıcı ve algılayıcı bulunmaktadır. Kızılötesi otomatik odaklama sistemini etkin bir şekilde kullanmak için üzerleri temiz tutulmalı ve fotoğraflanacak cisimle arasına bir başka cisim girmediğinden emin olunmalıdır. Örnek olarak bir hayvanat bahçesinde olduğunuzu ve kafesteki bir aslanın fotoğrafını çekmek istediğinizi kabul edelim. Eğer dikkat etmezseniz makineniz aslan yerine kafesin demirlerine odaklanabilir. Aynı zamanda ışık kaynaklarını arkanıza almak her zaman iyidir. Işık kaynaklarından yayılan ışınlar ( özellikle sıcak ışık kaynakları da kızılötesi ışın yayarlar –ateş, akkor lamba vb ) makinenizin autofocus sistemini yanıltabilir.


NIKON SLR – BU TÜR PROFESOYONEL MAKİNELERİ KULLANMAK İÇİN PEK ÇOK TEKNİK BİLGİ GEREKİR
PASİF AUTOFOCUS ( PASİF OTOMATİK ODAKLAMA ) NEDİR?



Pasif autofocus sistem genellikle SLR makineler üzerinde bulunmakta ve fotoğraflanacak nesneye olan mesafeyi fotoğraf üzerinde analiz yaparak belirleyen bir sistemdir. Fotoğraf makinesi fotoğraflanacak sahneye bakar ve ileri geri lens hareketleri ile oluşan fotoğrafı bilgisayarla analiz ederek en iyi odaklamayı sağlamaya çalışır.

Tipik bir autofocus sensörü CCD ( Charge-couped device )’dir. CCD nesnelerin oluşturduğu kontrastı hesaplayan bir algoritmaya sahiptir. Bir CCD genellikle 100 -200 piksel boyunda bir çubuktan oluşur. Işık bu çubuğa düşer ve mikroişlemci her bir piksel üzerindeki değeri okur ve yan yana duran piksellerdeki yoğunluk farkını hesaplar. Eğer sahne yanlış odaklanmışsa bitişik pikseller arasındaki değerler birbirine yakın olur. Bu durumda mikroişlemci lensi hareket ettirerek bitişik pikseller arasındaki yoğunluk farkının en büyük olduğu konumu yakalamaya çalışır. Bu en iyi odaklamanın sağlandığı konumdur.

Passif autofocus sistemler başarılı bir odaklama sağlayabilmek için ışığa ihtiyaç duyarlar. Fotoğraflanacak nesneler anlamlı bir kontrast oluşturacak kadar aydınlanmış olmalıdır. Aksi halde iyi bir odaklanma sağlanamaz.

Pasif autofocus sisteminde aktif sistemlerde olduğu gibi sınırlamalar yoktur. Pasif sistemler bir camın arkasından da olukça iyi çalışabilir.

Pasif autofocus sistemler genellikle dikey detaylara reaksiyon gösterir. Fotoğraf makinenizi yatay tutarak uzaklardaki bir gemiyi fotoğraflamaya çalıştığınızda pasif sistem zorlanacaktır ancak bir bayrak direği ya da gökdeleni fotoğraflarken bir sorun yaşamayacaktır. Eğer fotoğraf makinizi alışılmış yatay pozisyonda tutuyorsanız, fotoğraflayacağınız nesnenin dikey kenarına odaklanmanız daha iyi bir odaklama sağlamanıza yardımcı olacaktır.

Daha yeni ve daha pahalı fotoğraf makineleri bu problemin üstesinden gelmek için hem yatay hem de dikey sensörlere sahiptirler. Ancak yine de makinenin sensörlerinin kafasının karışmasını aynı rengin hakim olduğu kareleri fotoğraflarken engellemek kullanıcılara düşüyor.

Küçük bir resme makinenizin vizöründen bakarak fotoğraf makinenizin autofocus sensörlerinin ne kadar geniş bir alanı algıladığını görebilirsiniz. Düz bir duvara bakar makinenizi hafifçe kaydırdığınızda hangi noktaların bulanıklaştığını da görmeniz mümkündür.

FOTOĞRAF MAKİNENİZİN HANGİ AUTOFOCUS SİSTEMİNE SAHİP OLDUĞUNU NASIL ANLARSINIZ?

Fotoğraf makinenizi inceleyin.

Eğer 100 TL’nin altındaysa, tek kullanımlık için üretilen makinelerdense kesinlikle sabit odaklı bir makinedir ve herhangi bir otomatik odaklama sistemine sahip değildir. Bu makinelerde odak ayarı üretim sırasında yapılır ve en iyi 8 feet ( yaklaşık 24 m ) mesafede en iyi sonucu verir. Bu makineler ile 12m’den daha yakından fotoğraf çekmek iyi bir fikir değildir. Bu makinelerin vizöründen baktığınızda dikdörtgen, daire ya da köşeli parantez şeklinde işaretler göremezsiniz. Ancak flashlı olanlarda flashın hazır olduğunu gösteren bir ışık olabilir.

Değiştirilebilir lense ( objektif ) sahip SLR makineler tipik olarak pasif sistemi kullanırlar. Bazı üst modellerinde hem aktif hem pasif sistem birlikte bulunmaktadır.

Basit bir test yaparak autofocus sisteminizin aktif mi pasif mi olduğunu anlayabilirsiniz.

Havanın açık olduğu bir gün dışarı çıkın ve göktüzünün bulutsuz olduğu bir bölgesine odaklanın ve shuttera yarım basın. Eğer odaklanmanın sağlandığını gösteren bir sinyal alıyorsanız makineniz aktif otofokus sistemine sahiptir. Eğer odaklanmanın sağlanamadığını gösteren bir sinyal alırsanız bu durumda makineniz pasif sisteme sahiptir. CDD tamamen mavi gökyüzüne odaklanamaz.



AUTOFOCUS HER ZAMAN HIZLI VE NET MİDİR?

Autofocus sistemine sahip makinelerde odaklamanın netliği aslında makineyi kullanan kişiye daha çok bağlıdır. Fotoğraf makinesi neye odaklanacağına karar verme konusunda kullanıcıya çok az yardımcı olur. Otomatik odaklama sistemine sahip makinelerle bulanık fotoğraf çekmenin iki temel nedeni vardır:

*Yanlışlıkla arka plana odaklanmak

*Tam fotoğrafı çekerken makineyi hareket ettirmek

Gözünüz hızlı bir autofocus sistemine sahiptir. Şu basit deneyi yapın: Elinizi yüzünüzün önüne gelecek şekilde havaya kaldırın ve elinize odaklanın ve sonra elinizin arkasında kalan bir cisme odaklanın. Arkadaki sonra odaklandığınız cisim netleşecek ancak elinizi artık net göremeyeceksiniz. Tekrar elinize odaklanırsanız çok kısa sürede elinizi net görmeye başlayacaksınız, ancak arkadaki cisimler net olmayacak. Fotoğraf makineniz bu kadar hızlı değildir ve bu yüzden ona yardımcı olmanız gerekir.


BAZEN DOĞRU HERŞEYİ DOĞRU YAPTIĞINIZI DÜŞÜNDÜĞÜNÜZ HALDE BULANIK FOTOĞRAFLAR ÇEKEBİLİRSİNİZ
ODAK KİLİDİ : MÜKEMMEL ODAKLANMIŞ FOTOĞRAFLAR İÇİN PÜF NOKTA


Fotoğraf makinesi kullanıcıları genellikle otomatik odaklama sistemini serseme çevirirler. Yanyana duran iki kişinin fotoğrafını çekiyorsanız ve vizörden baktığınız gördüğünüz kare ile iki kişinin ortasına odaklandıysanız fotoğrafın bulanık olduğunu görebilirsiniz. Peki ama neden? Cevap basit. Makinenizin otofokus sitemi iki kişinin arasından gördüğü arka plana odaklanmıştır.

Bunun basit bir çözümü bulunuyor. Fotoğrafını çekeceğiniz kişileri merkezden kaydırın ve makinenizin odak kilidi özelliğini kullanın. Basitçe anlatacak olursak, fotoğraflayacağınız kareyi netleştirirken deklanşöre yarım basılı tutmak diyebiliriz.

Fotoğraflayacağını kişi çerçevenin tam ortasında değil de, çerçeveyi dikey olarak dörde bölecek olursak, sağdan ya da soldan ikinci bölümde olacak şekilde pozlayın. Aynı zamanda vizörden bakınca gördüğünüz kareyi fotoğraflayacağınız kişi üzerinde gezdirin.

Deklanşöre yarım basın ve fotoğraflayacağını kişi üzerinde odaklanın. Bu sırada parmağınız deklanşöre yarım basılı şekilde dursun. Yavaşça fotoğraf makinenizi ilk adımda pozladığınız konuma getirin ve sabitledikten sonra deklanşöre tam basarak kareyi çekin. Burada fotoğraflayacağınız kişi üzerinde yarım basılı tuttuğunuz sırada odaklanmayı tamamlamış ve arkaplanın değil gerçekten fotoğraflamak istediğiniz kişiye odaklanmayı garantilemiş olursunuz. Ondan sonrası fotoğraflayacağınız kişiyi çerçevede istediğiniz yerde konumlamaktır. Doğru yapabilmek için bir miktar pratik yapmaya ihtiyaç duyabilirsiniz ancak doğru yapmayı öğrendiğinizde çok daha başarılı fotoğraflar çekeceğinize şüphe yok.

Yukarıdaki anlattıklarımız dikey yönlerde de kullanabilirsiniz. Özellikle arka planda dağlar ya da bir sahil varsa işinize yarayacaktır.



MANUEL ODAKLAMA İLE BU HATADAN KURTULABİLİRSİNİZ
MANUEL ODAKLANMAYI NE ZAMAN KULLANMAK GEREKİR?


Çoğu SLR fotoğraf makinesi üzernde halen manuel odaklama ayar halkaları bulunmaktadır. Daha önce söz ettiğimiz gibi, bir hayvanat bahçesinde parmaklıkların arkasındaki bir hayvanı fotoğraflamak istediğinizde autofocus özellikli makineniz hayvandan ziyade kafesin parmaklıklarına odaklanabilir. Bu gibi durumlarda manuel odaklama yapmak gerekebilir.

Manuel odaklanmayı;

Zoom özelliğine sahip aktif autofocus özellikli bir makineniz varsa ve fotoğraflayacağınız nesne 7,5m den uzaktaysa

Pasif autofocus özelliğe sahip bir makineniz var ve fotoğraflayacağınız nesne üzerinde yeterli detay ( kontrast oluşturmak için ) yoksa ( örneğin kravatsız beyaz bir gömlek ).

Pasif autofocus özellikli bir makineniz varsa ve fotoğraflayacağınız nesne bir ışık kaynağı, parlak bir cisim ve 7.5m den uzaktaysa

Manuel odaklama özelliğine başvurabilirsiniz.

AUTOFOCUS ÖZELLİKLİ VİDEO KAMERALAR



Video kameralarda autofocus özelliği pasif sisteme sahiptir ve resmin hep merkezine odaklanır. Söz konusu olan hızlı odaklanma ve çekim ise otomatik odaklanmada bazı problemlerle karşı karşılaşır.

*Tepki vermede gecikebilir

*İleri ve geriyi boş yere tarayarak odaklanacak bir nesne arayabilir

*Düşük ışık seviyelerinde sorun yaşayabilir

*Çekimi yapılan obje çerçevenin merkezinde değilse hatalı odaklama yapabilir

*Çekimi yapılan obje ile lens arasından bir cisim geçtiğinde odaklama bozulabilir

Otomatik odaklamaya sahip kameralar ışığın güçlü olduğu yerlerde iyi çalışır. Bu nedenle ışık seviyesi yetersiz kaldığında manuel odaklamaya geçmek gerekir.

Alıntıdır
 
Üst